

Trump yönetimi, ABD Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) Komutanı Gregory Bovino’nun görevinden alındığı yönündeki iddiaları net bir dille yalanladı. Basında geniş yankı bulan bu haberlere ilişkin resmi açıklama, ABD İç Güvenlik Bakanlığı Sözcüsü Tricia McLaughlin tarafından yapıldı.
McLaughlin, ABD merkezli sosyal medya platformu X’teki hesabından yaptığı açıklamada, Komutan Bovino’nun görevine son verilmediğini vurguladı. McLaughlin, “Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in de ifade ettiği gibi, Gregory Bovino Başkan Donald Trump’ın ekibinin önemli ve vazgeçilmez bir parçasıdır,” dedi. Bu açıklamayı desteklemek amacıyla Leavitt de McLaughlin’in paylaşımını kendi sosyal medya hesabından yeniden paylaşarak iddiaların asılsız olduğunu teyit etti.
CBP Komutanı Gregory Bovino, kamuoyunda giyim tarzı (özellikle uzun palto) ve saç kesimi gibi dış görünüşünün yanı sıra, uyguladığı sert ve tartışmalı göçmenlik politikaları sebebiyle “Nazi yanlısı” olduğu yönünde ciddi eleştirilere maruz kalıyordu. Bu suçlamalar, Bovino’nun şahsına yönelik tepkileri artırmış ve pozisyonunu tartışmalı hale getirmişti.
Amerikan basınından saygın dergi The Atlantic, İç Güvenlik Bakanlığı’ndan yetkililere dayandırdığı haberinde, Komutan Gregory Bovino’nun görevine son verildiğini öne sürmüştü. Dergiye göre, özellikle Minnesota eyaletinde yaşanan gergin olayların tırmanması ve kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine Bovino’nun görevden uzaklaştırıldığı iddia edildi. Haberde ayrıca, komutanın kısa süre içinde Minnesota’dan ayrılarak daha önceki görevi olan California’ya döneceği bilgisi yer alıyordu. Bu gelişmelerin yanı sıra, dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın, “sınır çarı” olarak bilinen sınır güvenliği yetkilisi Tom Homan’ı Minnesota’ya göndereceği de açıklanmıştı.
Gregory Bovino’nun görevden alınma iddialarını tetikleyen temel olaylar zinciri, özellikle Minneapolis’te yaşanan ve kamuoyunda infiale yol açan hadiselerdi. 7 Ocak’ta, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlilerinin göçmenlere yönelik bir operasyonu sırasında 37 yaşındaki ABD vatandaşı Renee Nicole Macklin Good adlı kadın, aracında silahla vurularak hayatını kaybetmişti. Dönemin İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, kadının ICE memurlarını “ezmeye çalıştığı ve aracını üzerlerine sürdüğü” iddiasını ortaya atmıştı.
Bu olayın ardından yükselen protestolar devam ederken, 24 Ocak’ta Minneapolis’te benzer bir trajik olay daha yaşandı. ICE ekiplerince gözaltına alınmaya çalışılan bir kişi, yine silahla vurularak yaşamını yitirmişti. Minneapolis Polis Şefi Brian O’Hara, kurbanın 37 yaşında, herhangi bir suç kaydı bulunmayan, silahını yasal yollarla edinmiş ve taşıma ruhsatına sahip, beyaz bir Minneapolis sakini olduğunu belirtmişti. Amerikan Devlet Çalışanları Federasyonu ise hayatını kaybeden bu kişinin, kendi üyelerinden hemşire Alex Jeffrey Pretti olduğunu duyurarak olaylara yönelik tepkiyi daha da artırmıştı. Bu şiddet olayları, sınır güvenliği politikalarına ve operasyonlarına yönelik tartışmaları doruk noktasına taşımıştı.
GÜNDEM
37 dakika önceGÜNDEM
52 dakika önceEKONOMİ
1 saat önceEKONOMİ
1 saat önceGÜNDEM
1 saat önceGÜNDEM
1 saat önceEKONOMİ
1 saat önce
1
Kumru ai : Türkçe’nin İlk Büyük Dil Modeli Resmen Tanıtıldı
2391 kez okundu
2
Arabanın bagajında çorba pişirip dağıttı
1610 kez okundu
3
İlişki vaad edip evlerine çağırdıkları erkeklere kabusu yaşattılar
1418 kez okundu
4
Mattia Ahmet Minguzzi Davasında Dikkat Çeken Gelişmeler
1062 kez okundu
5
İçişleri Bakanlığı’ndan Mansur Yavaş’a 2. soruşturma izni
885 kez okundu
Güvenliğiniz bizler için önemli. Bu yüzden gizlilik politikası sayfamızı inceleyiniz.