Sel Hasarlı Araçlarda Hasar Tazmini: Kaskolu ve Kaskosuz Sürücüler Ne Yapmalı?
Ani ve kuvvetli sağanak yağışlar sonrası meydana gelen su baskınları, çok sayıda motorlu taşıtın sular altında kalmasına ve ciddi mekanik, elektriksel veya kaporta hasarlarına yol açmaktadır. Sel sularına gömülen veya sürüklenen araçlarda oluşan yüksek maliyetli tahribat, araç sahiplerini masrafların nasıl karşılanacağı sorusuyla baş başa bırakmaktadır. Su baskınından etkilenen otomobillerin onarım ya da perte ayrılma süreçleri; poliçe kapsamına, hasarın niteliğine ve kamu idaresinin sorumluluk derecesine göre değişkenlik gösterir.
Kasko Poliçesinde Sel ve Su Baskını Teminatının Önemi
Sel felaketinin ardından atılması gereken ilk adım, mevcut kasko sözleşmesinin detaylı olarak kontrol edilmesidir. Sigorta sektöründe sunulan dar, standart, genişletilmiş ve tam kasko ürünlerinin kapsamları birbirinden farklıdır. Aracın sel nedeniyle gördüğü zararın sigorta şirketi tarafından tazmin edilebilmesi için poliçede açıkça “sel ve su baskını teminatı” yer almalıdır.
Genişletilmiş ve tam kasko poliçelerinde bu kloza sıklıkla yer verilse de dar kapsamlı poliçelerde söz konusu risk hariç tutulmuş olabilir. Poliçesinde bu güvence bulunan araç sahipleri, maddi kayıplarının karşılanması amacıyla vakit kaybetmeden sigorta şirketleriyle irtibata geçmelidir.
Hasar İhbarında 5 Günlük Kritik Süre ve Ekspertiz Süreci
Sel nedeniyle mağduriyet yaşayan sigortalıların yasal bildirim sürelerine riayet etmesi son derece önemlidir. Sigorta mevzuatına göre hasar ihbarının genel kural olarak 5 iş günü içinde yapılması tavsiye edilir. İhbarın gecikmesi, hasar tespit sürecini zorlaştırabilir.
Bildirimin tamamlanmasının ardından görevlendirilen bağımsız eksperler aracı yerinde inceler. İnceleme neticesinde:
- Aracın tamirinin ekonomik ve güvenli olup olmadığı saptanır.
- Onarımı mümkün olan taşıtlar anlaşmalı veya yetkili servislere yönlendirilir.
- Onarım bedelinin rayiç bedele yaklaşması ya da aşması halinde araç ağır hasarlı (pert) kabul edilerek güncel piyasa değeri üzerinden tazminat ödemesi gerçekleştirilir.
Suya Giren Aracı Kesinlikle Çalıştırmayın!
Otomotiv uzmanları ve mekanik ustaları, su baskınına maruz kalan bir aracın motorunun kesinlikle çalıştırılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunmaktadır. Sel seviyesi araç tabanını aşmış veya motor haznesine ulaşmışsa kontak çevrilmemelidir.
Hava emme manifoldu vasıtasıyla piston silindirlerine su girmesi, motorda “hidrolik kilitlenme” (hidrolik şok) durumuna yol açar. Sıvılar sıkıştırılamadığı için piston kolları bükülebilir, motor bloğu çatlayabilir ve mekanik ünite tamamen kullanılmaz hale gelebilir. Servislerde bu tür tam kapsamlı bir motor değişimi veya revizyonunun maliyeti aracın segmentine göre yüz binlerce lirayı bulabilmektedir. Bu nedenle su basan araçlar hiçbir şekilde marşa basılmadan çekici yardımıyla doğrudan teknik servise götürülmelidir.
Elektrikli ve Hibrit Araçlarda Yüksek Voltaj Riski
Sel sularına maruz kalan yeni nesil elektrikli ve hibrit otomobiller, geleneksel içten yanmalı araçlara kıyasla farklı teknik riskler barındırır. Bu araçlarda yer alan yüksek voltajlı lityum-iyon batarya paketleri ve kablolama sistemleri su aldığında kısa devre, yangın veya elektrik çarpması tehlikesi oluşturabilir.
Suya batmış elektrikli bir araca bilinçsizce yaklaşılmamalı, kapı kolları veya gövdeye temas ederken yalıtım güvenliğine dikkat edilmelidir. Müdahalenin mutlaka elektrikli araç sertifikasına sahip uzman ekiplerce yapılması ve taşımanın profesyonel kurtarma prosedürlerine uygun gerçekleştirilmesi şarttır.
Kaskosu Olmayanlar Sel Zararını Nasıl Karşılayabilir?
Kasko poliçesi bulunmayan ya da poliçesinde doğal afet teminatı yer almayan sürücüler de yasal çerçevede hak arayışına gidebilir. Eğer felaketin yıkıcı etkisi kamu altyapısının eksikliğinden, tıkalı mazgallardan, yetersiz yağmur suyu tahliye hatlarından ya da gerekli imar/ıslah tedbirlerinin alınmamasından kaynaklanıyorsa, idarenin hukuki sorumluluğu doğar.
Hukuk literatüründe “hizmet kusuru” olarak tanımlanan bu durumda, kamu kurumlarının görevlerini gereği gibi yerine getirmemesi sonucu doğan zararların tazmini talep edilebilir.
Belediyelere Karşı Tazminat ve Tam Yargı Davası Yolu
Altyapı eksikliği sebebiyle aracında sel hasarı oluşan mülk sahipleri, zararın tazmini amacıyla öncelikle ilgili belediye veya su-kanalizasyon idaresine yazılı başvuruda bulunmalıdır. Başvuru sürecinde şu aşamalar izlenir:
- Delil Tespiti: Aracın sel altındaki fotoğraf ve videoları çekilmeli, mümkünse itfaiye ya da polis tutanağı düzenlettirilmelidir. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla hızlı bir delil ve hasar tespiti yaptırılması hak kayıplarını önler.
- İdari Başvuru: İlgili idareye dilekçe ile başvurularak tespit edilen zararın nakden ödenmesi talep edilir.
- Tam Yargı Davası: İdarenin talebi reddetmesi veya yasal süresi içinde cevap vermemesi halinde, yetkili İdare Mahkemesinde “Tam Yargı Davası” (tazminat davası) açılır.
Yargılama sürecinde mahkeme; selin olağanüstü bir doğa olayı (mücbir sebep) olup olmadığını, bölgedeki drenaj ve altyapı kapasitesini, idarenin ihmali bulunup bulunmadığını ve illiyet bağını değerlendirerek tazminat kararı verebilmektedir. Sürecin teknik ve hukuki detaylar barındırması nedeniyle profesyonel hukuki destek alınması sürecin lehte sonuçlanma olasılığını artırır.



