

Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolunda tarihi bir dönüm noktasına işaret eden açıklama ABD merkezli enerji devi TransAtlantic Petroleum’dan geldi. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Malone Mitchell, Diyarbakır Havzası’nın taşıdığı yüksek potansiyeli vurgulayarak, bölgenin uzun vadede günlük 250 bin varil ham petrol ve 25 milyon metreküpün üzerinde doğal gaz üretme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Bu veriler, Diyarbakır’ın tek başına Türkiye’nin toplam petrol tüketiminin yaklaşık dörtte birini karşılayabileceğini gösteriyor.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve ABD’li Continental Resources ortaklığıyla yürütülen arama ve üretim faaliyetlerine değinen Mitchell, Türkiye’deki geleneksel olmayan (unkonvansiyonel) kaynak rezervlerinin önemine dikkat çekti. Türkiye genelinde Diyarbakır ve Trakya olmak üzere iki ana havzada 18 yılı aşkın süredir operasyon yürüttüklerini belirten Mitchell, Kuzey Amerika’da başarıyla uyguladıkları gelişmiş yatay sondaj teknolojilerini ve üretim deneyimlerini Türkiye sahiline taşıdıklarını ifade etti.
Diyarbakır Havzası’ndaki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi halinde, önümüzdeki 5 yıllık süreçte sahada aktif çalışan sondaj kulesi sayısının 25’e ulaşması hedefleniyor. Klasik dikey kuyular yerine yenilikçi yatay sondaj tekniklerini devreye aldıklarını ifade eden Mitchell, bu yöntem sayesinde tek bir kulenin, 4 ila 5 dikey kuyunun sağladığı verimliliğe tek başına ulaşabildiğini aktardı. Bu teknoloji, daha az çevre ve yüzey alanı tahribatıyla maksimum üretim hacmi elde edilmesini sağlayacak ve 5 yılın sonunda havzayı en olgun üretim seviyesine ulaştıracak.
Havzanın gelecekteki üretim kapasitesine yönelik somut tahminler paylaşan Mitchell, uzun vadeli projeksiyonlarda günlük petrol üretiminin 250 bin varile, doğal gaz üretiminin ise günlük 25 ila 50 milyon metreküp seviyesine ulaşabileceğini kaydetti. Doğal gazda bu seviyelerin yakalanmasının Türkiye’nin iç piyasa talebini önemli ölçüde hafifleteceğini belirten Mitchell, sahada üretilecek enerjinin büyük bölümünün TPAO tarafından sisteme kazandırılacağını söyledi. Türkiye’nin günlük ortalama 1 milyon varil olan petrol tüketimi dikkate alındığında, Diyarbakır Havzası tek başına ülkenin enerji ithalatını ciddi oranda azaltma gücüne sahip.
Türkiye’nin bölgesel bir enerji ticaret merkezi olma vizyonuna da değinen Malone Mitchell, ülkenin en büyük avantajının jeopolitik konumu ve sunduğu güvenli yatırım ortamı olduğunu dile getirdi. Günümüzde küresel enerji devlerinin yalnızca rezerv büyüklüğüyle ilgilenmediğini, aynı zamanda siyasi ve ekonomik istikrara önem verdiğini belirten Mitchell, “Türkiye, bazı enerji devleri kadar devasa rezerve sahip olmasa da yabancı yatırımcıya sunduğu hukuki ve stratejik istikrarla fark yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.
TPAO ile kurdukları ortak girişimi şirketleri adına küresel düzeydeki en büyük fırsatlardan biri olarak tanımlayan Mitchell, bu iş birliğinin sadece üretim odaklı olmadığını, yeni stratejik ortaklıkların da önünü açtığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl TPAO, TransAtlantic Petroleum ve Continental Resources arasında imzalanan ortaklık anlaşması kapsamında, Diyarbakır Havzası’ndaki kaya gazı ve petrol kaynaklarının geliştirilmesinin yanı sıra yerli mühendislerin eğitilmesi ve Türkiye’ye yüksek teknoloji transferi yapılması da hedefleniyor.
EKONOMİ
Az önceGÜNDEM
3 saat önceGÜNDEM
3 saat önceGÜNDEM
4 saat önceGÜNDEM
4 saat önceEKONOMİ
4 saat önceEKONOMİ
4 saat önce
1
Araç sahiplerine güzel haber! Benzine dev indirim geliyor
8390 kez okundu
2
Bakan Yumaklı, yaklaşık 1,4 milyar lira tarımsal destekleme ödemesinin bugün yapılacağını bildirdi
4624 kez okundu
3
Mattia Ahmet Minguzzi Davasında Dikkat Çeken Gelişmeler
1048 kez okundu
4
Akaryakıta sürpriz indirim! Haftalar sonra psikolojik sınırın altına indi
953 kez okundu
5
Baba ve oğlunun yüzünü güldüren mantar avı
679 kez okundu
Güvenliğiniz bizler için önemli. Bu yüzden gizlilik politikası sayfamızı inceleyiniz.