

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı Mehmet Özhaseki’nin şikayeti üzerine Kayseri’de başlatılan şantaj soruşturması, kamuoyunda geniş yankı buldu. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle yürüttüğü bu sıra dışı dava, eski bakanın siyasi kariyerini tehdit eden iddiaları ve şaşırtıcı bir uzlaşmayla sonuçlanan yasal süreci gözler önüne serdi.
69 yaşındaki Mehmet Özhaseki, 18 Temmuz 2025 tarihinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruda, 40 yaşındaki E.T. adlı bir kadın tarafından şantaja maruz kaldığını ileri sürdü. Özhaseki’nin ifadesine göre, E.T. ile tanışıklıkları, eşinin vefatı sonrası yapılan taziye ziyareti ve daha sonra E.T.’nin kadın giyim mağazası açılışına parti temsilcileriyle birlikte katılmasına dayanıyordu.
BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, eski bakan Özhaseki’nin savcılık ifadesi, olayların ciddiyetini ortaya koydu. E.T.’nin bir ay kadar önce kendisine “Seninle ilgili elimde önemli belgeler var mutlaka görüşmemiz lazım yalnız gel” şeklinde mesaj gönderdiğini belirten Özhaseki, buluşmanın Seyit Burhanettin Türbesi yakınlarında gerçekleştiğini anlattı. E.T.’nin aracına bindiğinde, kadının kendisine, “Seninle ilgili kaset var. Elimde görüntüler var, bunları açıklamak istemiyorum. Bana 1 milyar TL vermezsen siyasi hayatın biter. 1 milyar TL’nin senin için ne önemi var, Kayseri’nin yarısı senin” dediğini iddia etti.
Özhaseki, E.T.’nin kendisine bir video göstererek videodaki erkeğin kendisi olduğunu ima ettiğini, ancak bu iddiayı kesin bir dille reddettiğini söyledi. İddiasına göre E.T. bu kez, “Yapay zeka diye bir şey var, daha neler var, bunları saklayıp şifreledim, güvendiğim arkadaşlarıma dağıttım. Bana bir şey olursa senden bilecekler, ya bana 1 milyar TL’yi verirsin ya da bunları tüm dünyaya yayarım, seni sevmeyenleri ve muhalifleri biliyorum, görüntüleri onlara veririm” şeklinde tehditlerini sürdürdü. Eski bakan ayrıca E.T.’nin, 30 yıllık danışmanı H.K.’ye de ısrarlı mesajlar gönderdiğini belirtti.
Mehmet Özhaseki’nin danışmanı H.K. de savcılığa verdiği ifadede, E.T.’nin gönderdiği mesajlarda Özhaseki ile arasında duygusal bir ilişki olduğunu ima ettiğini dile getirdi. H.K., E.T.’nin kendisine, “Bir kez daha söylüyorum ortalık zaten yangın yeri, herkes birbirinin açığını arıyor… İki ucu keskin bıçak, bu gidişat ikimizi de zararlı çıkaracak. Burası Kayseri ne yazık ki, peki sen bilirsin… Bunu daha öncesinde de söylemiştim hiç ciddiye almadın” gibi ifadeler kullandığını iddia etti ve bu mesajlar ile ses kayıtlarını delil olarak savcılığa sundu.
Şüpheli E.T., ilk ifadesinde hakkındaki şantaj suçlamalarını kesin bir dille reddetti. Herhangi bir şantaj içerikli söz söylemediğini ve elinde hiçbir görüntü bulunmadığını savundu. Ancak, HTS kayıtlarının incelenmesi sonucunda E.T.’nin akrabası B.E.A. ile koordineli hareket ettiği tespit edildi. B.E.A. da akraba olduklarını belirterek suçlamaları kabul etmedi. E.T., tutuklanarak cezaevine gönderildi ve yaklaşık iki buçuk ay hapis yattıktan sonra ek ifade vermek üzere savcılığa başvurdu. 24 Eylül 2025 tarihli bu ek ifadesinde, Özhaseki ile ilgili elinde herhangi bir görüntü olmadığını, yaşananlardan pişmanlık duyduğunu belirterek hakkında takipsizlik kararı verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise dava açılmasının ertelenmesi dahil lehine olan tüm hükümlerin uygulanmasını talep etti.
Soruşturmada dönüm noktası, eski Bakan Özhaseki’nin avukatı aracılığıyla savcılığa sunduğu dilekçe oldu. Özhaseki, E.T.’nin tüm gerçekleri itiraf ettiğini, samimi beyanlarda bulunduğunu ve ailesi ile çocuğunun mağduriyetini göz önünde bulundurarak şikayetinden vazgeçtiğini bildirdi. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı, yaptığı değerlendirmede, E.T. ile akrabası B.E.A.’nın fikir ve eylem birliği içinde Özhaseki’nin şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikte iddialarda bulunarak menfaat sağlamaya çalıştıklarına ve üzerlerine atılı şantaj suçunu işlediklerine dair yeterli şüphenin oluştuğuna karar verdi.
Ancak, 17 Ekim 2025 tarihinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı, E.T.’nin pişmanlık beyanı, Mehmet Özhaseki’nin şikayetinden vazgeçmesi ve şantaj suçunun üst sınırının üç yıl ve daha az hapis cezasını gerektirmesi gerekçeleriyle kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine hükmetti. Bu karar, Kayseri’deki bu çarpıcı şantaj soruşturmasını, tarafların uzlaşması ve yasal sürecin ertelenmesiyle sonuçlandırdı.
EKONOMİ
13 gün önceEKONOMİ
13 gün önceEKONOMİ
13 gün önceEKONOMİ
16 gün önceEKONOMİ
16 gün önceEKONOMİ
16 gün önceEKONOMİ
21 gün önce
1
Kumru ai : Türkçe’nin İlk Büyük Dil Modeli Resmen Tanıtıldı
2330 kez okundu
2
Arabanın bagajında çorba pişirip dağıttı
1538 kez okundu
3
İlişki vaad edip evlerine çağırdıkları erkeklere kabusu yaşattılar
1311 kez okundu
4
Mattia Ahmet Minguzzi Davasında Dikkat Çeken Gelişmeler
992 kez okundu
5
İçişleri Bakanlığı’ndan Mansur Yavaş’a 2. soruşturma izni
813 kez okundu
Güvenliğiniz bizler için önemli. Bu yüzden gizlilik politikası sayfamızı inceleyiniz.