

ABD, İsrail ve İran arasındaki tansiyonun giderek tırmandığı Ortadoğu’da, 20 gündür süren çatışmalar bölgeyi adeta bir alev topuna çevirdi. Tahran’ın son misilleme dalgası, Kuveyt’teki önemli bir petrol rafinerisini hedef alarak gerilimi yeni bir boyuta taşıdı.
Tüm dünyanın gözü kulağı bölgedeki gelişmelerdeyken, İran’dan gelen açıklamalar tansiyonu daha da artırdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın olası bir kara saldırısı seçeneğini değerlendirdiği yönündeki haberlere sert yanıt veren Tahran yönetimi, “Kara saldırısına yüzde yüz hazırız” mesajını verdi. Yapılan açıklamada, İsrail ve ABD’ye yönelik olarak, “Biz bu durumu yıllardır bekliyoruz. Sizi bu topraklara gömeceğiz” ifadeleri kullanıldı. Bu tehditkar söylemler, çatışmanın boyutunun her an değişebileceğinin sinyallerini veriyor.
İran Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında topraklarını kullandırdıkları gerekçesiyle Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) tazminat talep etti. Bu diplomatik adım, bölgesel müttefikler arasındaki ilişkilerin de gerildiğini gösteriyor.
İran’dan gelen misilleme sonrası İsrail’de alarm durumuna geçildi. Başkent Tel Aviv başta olmak üzere İsrail’in orta kesimlerinde sirenler peş peşe çalmaya başladı. İsrail Kanal 12 televizyonu, Tel Aviv ve çevresindeki bazı bölgelere şarapnellerin düştüğünü bildirdi. Bu durum, sivil yerleşim alanlarının da hedef olabileceği endişesini artırdı.
Kuveyt resmi haber ajansı KUNA’da yer alan Genelkurmay Başkanlığı açıklamasında, ülke hava sahasına giren füze ve insansız hava araçlarına müdahale edildiği ve patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin engelleme faaliyetlerinden kaynaklandığı belirtildi. Saldırının ardından Kuveyt Petrol Şirketi, Mina Abdullah Rafinerisi’ne düzenlenen İHA saldırısı sonucu tesiste yangın çıktığını doğruladı. Bu saldırı, bölgesel petrol üretimi ve enerji güvenliği açısından ciddi endişelere yol açtı.
Bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle ABD, Suudi Arabistan’da yaşayan veya seyahat etmek isteyen vatandaşlarına yönelik bir uyarı yayınladı. Riyad, Cidde ve Dammam havaalanlarının faaliyette olduğu belirtilen mesajda, Orta Doğu’dan ayrılmak isteyen ABD vatandaşlarına hükümetin destek olmaya hazır olduğu ifade edildi. Bu uyarı, bölgeden acil tahliye senaryolarının gündeme geldiğini ortaya koyuyor.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, Riyad’da düzenlenen Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanları toplantısının ardından İran’ın saldırılarına sert tepki gösterdi. Tahran yönetimini stratejisini derhal “yeniden hesaplamaya” çağıran Al Suud, İran’ın bölgesel komşularını hedef alma stratejisinin dikkatle planlandığını vurguladı. “Bu hedeflemelerdeki doğruluk seviyesi, hem komşularımızda hem de krallıkta gördüğünüz gibi, önceden tasarlanmış, planlanmış, organize edilmiş ve iyi düşünülmüş bir şey olduğunu gösteriyor” diyen Suudi Bakan, “Krallığın hangi durumlarda savunma amaçlı bir eyleme geçeceğini açıklamayacağım. Ancak İranlıların, krallığın ve saldırıya uğrayan ortaklarının ve diğerlerinin, bunu yapmayı seçmeleri halinde kullanabilecekleri çok önemli kapasite ve kabiliyetlere sahip olduğunu anlamalarının önemli olduğunu düşünüyorum. Sabrımız sınırsız değil” sözleriyle Tahran’a açıkça meydan okudu. Bu açıklama, Suudi Arabistan’ın da bu çatışmaya daha aktif müdahil olabileceğinin güçlü bir işareti olarak yorumlandı.
EKONOMİ
8 gün önceEKONOMİ
8 gün önceEKONOMİ
8 gün önceEKONOMİ
11 gün önceEKONOMİ
11 gün önceEKONOMİ
11 gün önceEKONOMİ
16 gün önce
1
Kumru ai : Türkçe’nin İlk Büyük Dil Modeli Resmen Tanıtıldı
2327 kez okundu
2
Arabanın bagajında çorba pişirip dağıttı
1535 kez okundu
3
İlişki vaad edip evlerine çağırdıkları erkeklere kabusu yaşattılar
1306 kez okundu
4
Mattia Ahmet Minguzzi Davasında Dikkat Çeken Gelişmeler
990 kez okundu
5
İçişleri Bakanlığı’ndan Mansur Yavaş’a 2. soruşturma izni
811 kez okundu
Güvenliğiniz bizler için önemli. Bu yüzden gizlilik politikası sayfamızı inceleyiniz.