

Türkiye’de son dönemde yeniden gündeme taşınan bölgesel asgari ücret modeli, işçi konfederasyonları ile işveren temsilcileri arasında sert tartışmalara yol açtı. İşveren tarafı metropoller ile Anadolu kentleri arasındaki yaşam ve üretim maliyetlerinin farklılığını gerekçe göstererek esnek bir model önerirken, işçi sendikaları uygulamaya kararlılıkla karşı çıkıyor.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), bölgesel asgari ücret uygulamasının Türkiye’de 1951-1974 yılları arasında deneyimlendiğini ve verim alınamadığı için rafa kaldırıldığını anımsattı. Modelin Anayasa’nın eşitlik ilkesiyle çelişeceğinin altını çizen DİSK, özellikle gelişmekte olan bölgelerde gelir düzeyinin daha da düşebileceğine uyarısında bulundu.
DİSK tarafından yapılan değerlendirmede, temel problemin iller arası ücret farkından ziyade asgari ücretin genel bir ortalama ücrete dönüşmesi olduğu vurgulandı. Sektörel ve bölgesel farklılıkların asgari ücret kanalıyla değil, toplu iş sözleşmesi mekanizmalarıyla düzenlenmesi gerektiği ifade edildi.
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da bölgesel asgari ücret sistemine karşı olduklarını bildirdi. Bu tür bir yapının çalışanlar aleyhine suistimal edilebileceğini kaydeden Arslan, uygulamanın gelir dağılımında yeni dengesizlikler ve adaletsizlikler yaratacağını dile getirdi.
Mevcut Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının demokratikleştirilmesi ve yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Arslan, işçi tarafı olarak bu hususta ortak bir çalışma yürütmeye hazır olduklarını aktardı.
Bölgesel ücret önerisine sert tepki gösteren TÜRK-İŞ, Türkiye’nin 1974 yılından bu yana tek tip ulusal asgari ücret sistemini benimsediğini hatırlattı. Yaklaşık yarım asır sonra bu tartışmanın yeniden açılmasının emekçilere hiçbir yarar sağlamayacağı belirtildi.
TÜRK-İŞ açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Bölgesel asgari ücret modelini savunmak ya da gündeme getirmek hem çalışana hem de ülke ekonomisine yapılmış bir kötülüktür. Asıl odaklanılması gereken konu, asgari ücretin insanca yaşamı destekleyen bir geçim ücreti seviyesine çıkarılmasıdır.”
Modelin uygulanmasını destekleyen işveren temsilcileri ise Türkiye’nin coğrafi bölgeleri arasındaki yaşam standardı ve üretim maliyeti farklarına dikkat çekiyor. Büyükşehirler ile Anadolu illeri arasındaki gider uçurumunun tek tip ücret uygulamasını zorlaştırdığını savunan işverenler, bölge veya sektör bazlı esnek asgari ücret parametrelerinin masaya yatırılmasını talep ediyor.
Mevcut yasal düzenlemeler kapsamında 2026 yılı itibarıyla uygulanmakta olan resmi asgari ücret tutarları şu şekildedir:
EKONOMİ
39 dakika önceGÜNDEM
1 saat önceGÜNDEM
2 saat önceGÜNDEM
2 saat önceGÜNDEM
3 saat önceGÜNDEM
3 saat önceGÜNDEM
3 saat önce
1
Araç sahiplerine güzel haber! Benzine dev indirim geliyor
8404 kez okundu
2
Bakan Yumaklı, yaklaşık 1,4 milyar lira tarımsal destekleme ödemesinin bugün yapılacağını bildirdi
4641 kez okundu
3
Mattia Ahmet Minguzzi Davasında Dikkat Çeken Gelişmeler
1060 kez okundu
4
Akaryakıta sürpriz indirim! Haftalar sonra psikolojik sınırın altına indi
970 kez okundu
5
Baba ve oğlunun yüzünü güldüren mantar avı
691 kez okundu
Güvenliğiniz bizler için önemli. Bu yüzden gizlilik politikası sayfamızı inceleyiniz.