
27 Nisan 2026 Pazartesi

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde esnaflık yapan İsa Gündüz ve oğlu Behlül Gündüz, bahar mevsiminin gelişiyle birlikte çıktıkları doğa yürüyüşünde adeta bir “servet” ile karşılaştı. Gastronomi dünyasının en seçkin lezzetlerinden biri kabul edilen kuzu göbeği mantarının izini süren baba-oğul, kısa sürede topladıkları 4 sepet dolusu ürünle görenleri hayrete düşürdü.
Bahar yağmurlarının ardından canlanan doğada nadir olarak görülen kuzu göbeği mantarı, bu yıl Tavşanlılı esnaf İsa Gündüz ve oğlu Behlül Gündüz’e bereketli bir gün yaşattı. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinden yola çıkarak Bursa’nın Harmancık ilçesindeki ormanlık arazilere ulaşan ikili, gün boyu süren titiz aramaların sonucunda doğanın cömertliğiyle ödüllendirildi. Adım adım bölgeyi tarayan aile, kısa sürede sepetlerini kuzu göbeği ile doldurmayı başardı.
Kuzu göbeği mantarı toplamanın sabır ve tecrübe gerektiren bir uğraş olduğunu vurgulayan İsa Gündüz, yaşadıkları mutluluğu şu sözlerle aktardı: “Oğlum Behlül ile doğada vakit geçirmeyi çok seviyoruz. Bu yıl yağışların etkisiyle kuzu göbeği mantarı oldukça verimli. Şansımızı denemek için Harmancık bölgesindeki ormanlara geldik ve beklediğimizden çok daha büyük bir nasiple karşılaştık. Tam 4 sepet mantar topladık, bizim için unutulmaz ve çok bereketli bir hasat oldu.”

Hem tıbbi özellikleri hem de mutfaklardaki eşsiz aroması nedeniyle ekonomik değeri oldukça yüksek olan kuzu göbeği mantarı, köylülerden tüccarlara kadar geniş bir kesimin odağında yer alıyor. Ancak uzmanlar, mantar avına çıkan vatandaşları önemli bir konuda uyarmayı ihmal etmiyor: Doğada yenilebilir türlere çok benzeyen zehirli mantarlar bulunabiliyor. Bu nedenle, yeterli bilgiye sahip olmayanların toplama yaparken dikkatli olmaları ve bilmedikleri türlerden uzak durmaları hayati önem taşıyor.
Tavşanlılı baba ve oğlun bu sıra dışı ve bereketli avı, bölgedeki diğer mantar meraklıları için de büyük bir motivasyon kaynağı haline geldi.

Cumhuriyet tarihinin en büyük konut hamlesi olarak nitelendirilen “Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında, İstanbul’da inşa edilecek 100 bin sosyal konut için beklenen kura çekiliş süreci sona erdi. Noter huzurunda gerçekleştirilen çekilişle belirlenen hak sahiplerinin kesin listeleri, resmi onay süreçlerinin ardından TOKİ’nin dijital platformları üzerinden vatandaşların erişimine açılacak.
İstanbul etabının da tamamlanmasıyla birlikte, Türkiye’nin 81 ilini kapsayan devasa konut projesinde kura aşaması bütünüyle noktalandı. On binlerce ailenin ev sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştüren süreçte, tüm illerdeki hak sahipleri netleşmiş oldu.
Kura çekimlerinin ardından projenin bir sonraki aşamasına geçildiğini belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konutların inşası için çalışmaların hızlandırılacağını vurguladı. Bakan Kurum, temellerin ivedilikle atılacağını ve modern konutların hak sahiplerine en kısa sürede teslim edilmesi için takvimin titizlikle işletileceğini ifade etti.
İstanbul’da kura sonucunda isimleri belirlenen vatandaşlar, kesinleşen listelere noter onayının ardından TOKİ’nin resmi web sitesi olan https://talep.toki.gov.tr/500binkonut/istanbul adresi üzerinden ulaşabilecekler. Ayrıca adaylar, e-Devlet sistemi üzerindeki “TOKİ Konut Projeleri Kura Sonuç ve Proje Durum Sorgulama” ekranını kullanarak sonuçlarını anlık olarak kontrol edebilecek.
Sosyal medya hesabı üzerinden sürece dair açıklamalarda bulunan Bakan Murat Kurum, İstanbul kuralarının tamamlanmasıyla büyük bir eşiğin aşıldığını dile getirdi. Kurum, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Yüzyılın Konut Projesi’nde kura aşamasını İstanbul ile birlikte tüm Türkiye’de başarıyla tamamladık. Toplamda 100 bin yuvamızın yeni sahiplerini belirledik. Noter tasdikinden sonra kesinleşen listeler toki.gov.tr adresinde yayınlanacak. Şimdi vakit, hızla temelleri atma ve evlerimizi vatandaşlarımıza kavuşturma vakti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, hedefimiz olan 500 bin aileyi sıcak yuvalarına kavuşturana dek durmadan çalışacağız.”


Türkiye’nin gıda devlerinden Frito-Lay ile Tek Gıda-İş Sendikası arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri büyük kazanımlarla sonuçlandı. Kocaeli Kartepe, Tarsus ve Manisa fabrikalarındaki 900 işçiyi kapsayan yeni dönemde, maaşlar ve sosyal haklar rekor düzeyde artırıldı.
Yeni imzalanan sözleşme doğrultusunda işçilerin maaşlarına ilk 6 ay için yüzde 26 oranında bir artış yansıtıldı. Bu zamla birlikte Frito-Lay bünyesinde çalışanların ortalama aylık geliri 110 bin TL düzeyine ulaştı. Gelecek dönemler için de işçilerin alım gücünü koruyacak bir formül üzerinde anlaşıldı; ikinci, üçüncü ve dördüncü 6 aylık periyotlarda TÜFE oranına ek olarak yüzde 4 refah payı eklenecek.
Çalışanların yan gelirlerini güçlendirmeyi hedefleyen anlaşmada, yıllık sosyal yardım paketinin toplam tutarı 170 bin TL’ye yükseltildi. Ayrıca işçilerin en çok şikayet ettiği vergi kesintilerine yönelik de çözüm odaklı bir adım atıldı. Yüzde 8 oranında sağlanan vergi indirimi sayesinde, personelin net maaş kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Kartepe, Manisa ve Tarsus üretim tesislerinde görev yapan 900 personeli doğrudan etkileyen bu mutabakat, sendikal mücadelenin gıda sektöründeki en önemli başarılarından biri olarak değerlendiriliyor. Yüksek maaş artışları ve iyileştirilen yan haklar, sektördeki diğer firmalar için de bir referans noktası oluşturacak nitelikte.

Akaryakıt piyasalarında araç sahiplerini sevindiren önemli bir gelişme yaşandı. Gece yarısı itibarıyla yürürlüğe giren motorin indirimiyle birlikte, litre başına 2,33 TL’lik düşüş doğrudan tabela fiyatlarına yansıtıldı. Bu gelişmeyle birlikte dizel araç sahipleri için depo maliyetlerinde belirgin bir rahatlama sağlandı.
Sektör temsilcileri ve ekonomi çevrelerinde, beklenen 2,33 TL’lik indirimin büyük bir kısmının Eşel Mobil sistemi üzerinden Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışına aktarılacağı tahmin ediliyordu. Ancak piyasa beklentilerinin aksine, indirimin hiçbir kesintiye uğramadan %100 oranında pompa fiyatlarına yansıtılması sürücüler için sürpriz bir kazanım oldu.
Yapılan son düzenlemeyle beraber, motorin litre fiyatları haftalar süren yükselişin ardından yeniden kritik sınırın altına indi. Özellikle İstanbul gibi büyük metropollerde fiyatların 70 TL olan psikolojik sınırı aşağı yönlü kırması, akaryakıt piyasasındaki gerilimi azalttı.
İndirim sonrasında Türkiye’nin üç büyük ilindeki güncel benzin ve motorin fiyatları şu şekilde güncellendi:
Not: Fiyatlar bayiler ve dağıtım şirketlerine göre küçük farklılıklar gösterebilir.

Sakarya ekonomisinin can damarlarından biri olan tarihi Adapazarı Şeker Fabrikası’ndan endişe verici haberler geliyor. Şehrin sanayi mirasında kritik bir role sahip olan tesisin üretim faaliyetlerini tamamen durdurduğu öğrenildi. Bu gelişme, hem bölge halkı hem de tarım paydaşları arasında büyük bir yankı uyandırdı.
Fabrikanın üretimden çekilme sürecinin arkasında yatan temel nedenin, Bor Şeker’in Yıldız Holding’den şeker kotasını satın alması olduğu belirtiliyor. Rekabet Kurumu’ndan beklenen resmi onayların tamamlanmasıyla birlikte, tesisin fiilen atıl duruma geçmesi ve kapılarını kapatması bekleniyor. Bu hamle, Sakarya’nın endüstriyel gücüne ağır bir darbe olarak nitelendiriliyor.
Kapanma kararının en somut ve yıkıcı etkisi çalışanlar üzerinde hissedilecek. Yaklaşık 500 fabrika işçisinin işini kaybetme riskiyle yüz yüze gelmesi, Sakarya’da ciddi bir sosyal ve ekonomik daralma endişesi yaratıyor. Sadece fabrika personeli değil; tesise bağlı nakliye, lojistik ve yan sanayi kollarındaki yüzlerce ailenin de bu durumdan olumsuz etkileneceği öngörülüyor.
Yıllık 600 bin tonluk şeker pancarı işleme kapasitesine sahip olan fabrika, Sakarya ve çevre illerdeki çiftçiler için hayati bir pazar oluşturuyordu. Alınan yeni kararla birlikte, bölgede yetiştirilen pancarların işlenmek üzere Niğde’deki Bor Şeker tesislerine nakledileceği öğrenildi. Bu durumun nakliye maliyetlerini ve lojistik zorlukları beraberinde getirmesi bekleniyor.
Gelişmeleri yakından takip eden Şeker-İş Sendikası Adapazarı Şubesi, karara sert tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, fabrikanın kapatılmasının sadece ekonomik bir veri değil, sosyal bir yıkım olduğu vurgulandı. Sendika yetkilileri, “Bu bacanın sönmesi demek, sadece bir fabrikanın kapanması değil; bir şehrin emeğinin ve geleceğinin sessizliğe gömülmesidir” diyerek tepkilerini dile getirdi.
Sendika yönetimi, Sakarya’nın sanayi mirasına sahip çıkılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Mesele bir bina ya da makinelerden ibaret değildir. Mesele, üretimin sürdürülebilirliği ve emeğin korunmasıdır. Bizler her türlü zorluğa rağmen üretmeye, bu ülkenin ekonomisine katma değer sağlamaya hazırız.”
Yetkililere seslenen çalışanlar ve üreticiler, bölge ekonomisini sarsacak bu kararın gözden geçirilmesini ve istihdamı koruyacak adımların atılmasını bekliyor.