

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilen ve 19’u tutuklu toplam 27 şüpheliyi kapsayan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında, adli makamlara sunulan çarpıcı ifadeler suikast iddialarını güçlendirdi. Dönemin Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi’nde görev yapan İsmail Kaya’nın itirafları, enkaz arama ve kurtarma faaliyetlerinin arkasındaki organize engelleme planını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
Şüpheli İsmail Kaya, ifadesinde dehşet verici bir detayı paylaştı: Olay günü görevli polis memuru İlyas Uçar, baz istasyonu sinyal analizleriyle helikopterin düştüğü bölgeyi 1,5 kilometrelik son derece dar bir daire içinde tam isabetle belirledi. Ancak bu somut ve hayati veriye rağmen, operasyonu yönetenler ekipleri bilerek yanlış yönlere sevk etti. Bu sebeple enkaza ancak 72 saat sonra ulaşılabildi. Koordinatları çıkaran İlyas Uçar’ın, çabalarının boşa çıkarılması üzerine “Elimle koymuş gibi bulduğum adrese ısrarla gitmiyorlar” diyerek isyan ettiği aktarıldı.

Kurtarma ekiplerinin günlerce karlı dağlarda hedef saptırılarak bekletilmesinin ardındaki gizem de çözüldü. İsmail Kaya, kamuoyunda infial yaratan ve Yazıcıoğlu’nun “bacağı kırık, hastaneye kaldırılıyor” şeklindeki asılsız bilgi notunu bizzat kendisinin hazırlayıp dağıttığını itiraf etti. Arama çalışmalarını felç eden bu sahte ihbarın, o dönemin İstihbarat Şube Amiri Dursun Özmen’in talimatıyla kasıtlı olarak servis edildiği kayıtlara geçti.

Helikopter kazasındaki karanlık noktalar incelenirken, şüphelilerin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ilişkileri de mercek altına alındı. Resmi bir sıfatı olmamasına rağmen olay yerine gidip helikopterdeki kritik cihazları söken sivil şüpheli Kenan Köksal’ın, darbe teşebbüsünde Bolu-Düzce Sıkıyönetim Komutanı olarak ilan edilen Tuğgeneral İsmail Güneser ve örgütün 9 mahrem imamı ile yoğun bir irtibat trafiği olduğu belgelendi. Ayrıca, o esnada bölgede devriye atan F-4 jetinin FETÖ tutuklusu pilotu Ali Armağan’ın, örgütün sözde TSK imamı Adil Öksüz ile 152 kez telefonda görüştüğü belirlendi. Dahası, Öksüz’ün evinde bulunan Fetullah Gülen imzalı kitabın üzerinde Armağan’ın eşine ait parmak izi tespit edildi.
Soruşturma kapsamında gündeme gelen, helikopterin askeri jetler tarafından oluşturulan “sonik dalga” etkisiyle düşürüldüğü tezi ise askeri pilotlar tarafından reddedildi. Şüpheli sıfatıyla ifade veren pilotlar Ahmet Turan, Nihat Biçer, Tezcan Kaymaz ve Sedat Kılıçarslan, fiziksel ve aerodinamik açıdan sonik patlamayla bir helikopterin düşürülmesinin imkansız olduğunu savundu. Kaza Kırım Heyeti üyesi emekli Astsubay Bekir Çerikçi ise olayın tamamen olumsuz hava koşullarından kaynaklandığını öne sürerek, “O sert hava şartlarında 100 helikopter uçsa, 99’u benzer bir kaza ile karşı karşıya kalırdı” şeklinde savunma yaptı.
GÜNDEM
6 dakika önceGÜNDEM
21 dakika önceGÜNDEM
36 dakika önceGÜNDEM
1 saat önceEKONOMİ
1 saat önceEKONOMİ
1 saat önceGÜNDEM
1 saat önce
1
Kumru ai : Türkçe’nin İlk Büyük Dil Modeli Resmen Tanıtıldı
2380 kez okundu
2
Arabanın bagajında çorba pişirip dağıttı
1596 kez okundu
3
İlişki vaad edip evlerine çağırdıkları erkeklere kabusu yaşattılar
1402 kez okundu
4
Mattia Ahmet Minguzzi Davasında Dikkat Çeken Gelişmeler
1051 kez okundu
5
İçişleri Bakanlığı’ndan Mansur Yavaş’a 2. soruşturma izni
871 kez okundu
Güvenliğiniz bizler için önemli. Bu yüzden gizlilik politikası sayfamızı inceleyiniz.