

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te ikamet eden Filistinliler, İsrail makamlarının uygulamaya koyduğu tahliye ve yıkım tebligatları sebebiyle yurtlarından edilme tehlikesiyle yüz yüze kalıyor. Son olarak Doğu Kudüs’ün farklı noktalarında yaşayan ailelerin mülklerine yönelik yeni yıkım emirleri çıkarıldı.
Kudüs Valiliği tarafından paylaşılan güncel bilgilere göre, Doğu Kudüs sınırları içindeki Silvan ve Beyt Hanina beldelerinde Filistin halkına ait taşınmazlar için yıkım süreci başlatıldı. Silvan beldesine bağlı Vadi Kaddum Mahallesi’nde ikamet eden Hani Selayime, hem kendi ikametgahını hem de babasına ait meskeni tahliye etme mecburiyetinde kaldı. Selayime’nin eşi ve 4 çocuğuyla birlikte 2002 senesinden bu yana barındığı 100 metrekarelik daire ile babasının yaşadığı 60 metrekarelik daire, İsrail yönetiminin kararı neticesinde boşaltılıyor.
Bir diğer dram ise Beyt Hanina beldesinin El-Eşkariyye Mahallesi’nde yaşandı. Yaklaşık bir yıllık evli olan ve ilk evladının doğumunu bekleyen Ala İssam er-Recebi, Kudüs Belediyesinin ilettiği yıkım emrinin sonrasında 60 metrekarelik yuvasını kendi imkanlarıyla yıkmak durumunda kaldı. Ailesiyle gelecek planları kurduğu hanesini yerle bir etmek zorunda bırakılan Filistinli genç babanın yaşadıkları, bölgedeki insan hakları krizini bir kez daha gözler önüne serdi.
İsrail yerel yönetiminin Doğu Kudüs’teki uygulamaları, bölge halkını ağır ekonomik külfetlerle baş başa bırakıyor. Yıkım sürecinin belediyeye ait araç ve ekiplerce gerçekleştirilmesi halinde, ortaya çıkan yüksek operasyon masrafları ve para cezaları doğrudan mülk sahiplerine fatura ediliyor. Bu fahiş maliyetleri karşılama gücü bulunmayan çok sayıda Filistinli, cezai yaptırımlardan kaçınabilmek adına kendi inşa ettikleri evleri kendi elleriyle yerle bir etmeye zorlanıyor.
İsrail makamları söz konusu tasarrufları çoğunlukla “ruhsatsız yapı” iddiasıyla gerekçelendiriyor. Buna karşın uluslararası insan hakları dernekleri, Doğu Kudüs’teki Filistinli nüfusun yasal imar ve inşaat izni almasının neredeyse imkansız hale getirildiğine dikkat çekiyor. Ruhsatlandırma süreçlerine getirilen sistematik engeller sebebiyle bölge halkı barınma ihtiyacını güvencesiz şekilde karşılamak zorunda kalırken, bu durum evlerin zamanla yıkım tehdidi altına girmesine zemin hazırlıyor.
Doğu Kudüs üzerindeki egemenlik ihtilafı, Orta Doğu krizinin en kritik başlıkları arasında yer alıyor. İsrail yönetimi, 1980 senesinde benimsediği yasal adımlarla kenti bütünüyle tek taraflı olarak ilhak ettiğini duyurmuştu. Ancak Birleşmiş Milletler (BM) kararları ve küresel hukuki normlar çerçevesinde, Doğu Kudüs halen işgal altındaki Filistin toprağı olarak tanımlanmakta ve İsrail’in tek taraflı ilhakı uluslararası camiada tanınmamaktadır.
GÜNDEM
Az önceGÜNDEM
7 saat önceGÜNDEM
13 saat önceEKONOMİ
14 saat önceGÜNDEM
14 saat önceEKONOMİ
15 saat önceEKONOMİ
15 saat önce
1
Kumru ai : Türkçe’nin İlk Büyük Dil Modeli Resmen Tanıtıldı
2475 kez okundu
2
Arabanın bagajında çorba pişirip dağıttı
1671 kez okundu
3
İlişki vaad edip evlerine çağırdıkları erkeklere kabusu yaşattılar
1457 kez okundu
4
Mattia Ahmet Minguzzi Davasında Dikkat Çeken Gelişmeler
1127 kez okundu
5
ABD Başkanı Trump, İran’la anlaşmanın ‘çok yakında’ sağlanabileceğini söyledi
976 kez okundu
Güvenliğiniz bizler için önemli. Bu yüzden gizlilik politikası sayfamızı inceleyiniz.