

Günümüzün hızla akan dijital dünyasında, çoğumuz kendimizle derin bağlar kurmakta ve iç dünyamıza vakit ayırmakta zorlanıyoruz. Mudanya Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Cansu Selin Yurtseven, bu yabancılaşmanın önüne geçmek amacıyla sosyal hayata entegre edilmiş yenilikçi bir projeye imza attı. İstanbul’daki bir kafe ortamında hayata geçirilen “Geleceğe Mektup” projesi, katılımcıların kendilerine ya da sevdiklerine yıllar sonra ulaşacak mektuplar kaleme alarak benzersiz bir içsel yüzleşme ve zaman yolculuğu deneyimi yaşamalarını sağlıyor.
Psikolojik danışmanlık ve terapi süreçlerinde sıkça başvurulan mektup tekniği, bireyin duygusal deşarj yaşamasını sağlayan en etkili araçlardan biridir. Dr. Cansu Selin Yurtseven, terapilerde danışanların farkındalığını, içgörüsünü artırmak ve gelecek hedeflerini somutlaştırmak için kullandıkları bu yöntemi, sosyal yaşamın içine taşıyarak daha erişilebilir kılmayı hedefliyor. Yazma eylemi, zihinden geçen soyut düşünceleri somutlaştırarak bireyin hedeflerine yönelik daha kararlı adımlar atmasına ve bastırılmış duygularını sağlıklı bir şekilde regüle etmesine yardımcı oluyor.
Projenin uygulandığı kafeye gelen misafirler, adeta zamana meydan okuyan bir ritüelle karşılaşıyor. Masalara sunulan özel mektup setlerinden dilediklerini seçen katılımcılar; kalem, kağıt ve dekoratif etiketlerle iç dünyalarını kağıda döküyor. Mektup yazma işlemi tamamlandıktan sonra, nostaljik mühür alanında rengarenk balmumlarını eriterek zarflarını damgalıyorlar. Hazırlanan bu özel mektuplar, 1, 3 veya 5 yıl sonrasını temsil eden aylara ve yıllara göre ayrılmış özel kutulara bırakılıyor. Belirlenen süre dolduğunda ise mektuplar sahiplerinin güncel adreslerine postalanıyor.
Başlangıçta bireylerin yalnızca kendi gelecekleriyle yüzleşmesi amacıyla tasarlanan proje, katılımcıların yoğun ilgisi ve farklı talepleriyle çok daha geniş bir sosyal anlama büründü. Anneler ve babalar, henüz okuma yazma bilmeyen bebeklerinin gelecekte okuması için sevgi dolu satırlar biriktirirken; zorlu tedavi süreçlerinden geçen hastalar ise iyileşmiş hallerine umut dolu mesajlar gönderiyor. Projeyi geleneksel yapısından koparmadan teknolojiyle de harmanlayan Dr. Yurtseven, mektup yazıldığı an çekilen anlık fotoğrafların da zarfa eklenmesini sağlayarak yıllar sonra açılacak görsel bir bellek oluşturulmasına imkan tanıyor.
Modern yaşamın yoğun temposu içinde günleri adeta “otomatik pilotta” yaşıyoruz; çoğu zaman durup düşünmeye, hissetmeye ve kendimizle yüzleşmeye fırsat bulamıyoruz. Türkiye’de konsept olarak bir ilk niteliği taşıyan bu uygulama, insanların kendi kendileriyle derin bir temas kurmasını sağlıyor. Terapi odasına adım atmamış kişilere bile kendi kendilerini keşfetme fırsatı sunan “Geleceğe Mektup”, zihindeki karmaşayı durdurup zamanı askıya almanın ve kendimizle yeniden tanışmanın en estetik yolunu sunuyor.
EKONOMİ
2 saat önceGÜNDEM
2 saat önceEKONOMİ
3 saat önceGÜNDEM
3 saat önceEKONOMİ
3 saat önceGÜNDEM
3 saat önceGÜNDEM
3 saat önce
1
Kumru ai : Türkçe’nin İlk Büyük Dil Modeli Resmen Tanıtıldı
2378 kez okundu
2
Arabanın bagajında çorba pişirip dağıttı
1592 kez okundu
3
İlişki vaad edip evlerine çağırdıkları erkeklere kabusu yaşattılar
1399 kez okundu
4
Mattia Ahmet Minguzzi Davasında Dikkat Çeken Gelişmeler
1049 kez okundu
5
İçişleri Bakanlığı’ndan Mansur Yavaş’a 2. soruşturma izni
870 kez okundu
Güvenliğiniz bizler için önemli. Bu yüzden gizlilik politikası sayfamızı inceleyiniz.