

Denizi olmamasına rağmen iç Anadolu’nun kalbinde yer alan Yozgat’ın Çekerek ilçesi, coğrafi sınırlamalara meydan okuyan benzersiz bir başarı öyküsüne imza atıyor. Bozkırın ortasında, Çekerek Barajı’nın serin sularında özenle yetiştirilen alabalıklar, dünyanın dört bir yanındaki sofralara ulaşmak üzere uluslararası pazarlara ihraç ediliyor.
Çekerek Barajı’nda hayat bulan bu özel balıklar, ilk gelişim evrelerini tamamladıktan sonra Karadeniz’e taşınarak “somon adayı” olarak adlandırılan ileri büyüme süreçlerini geçiriyor. Bu inovatif yöntem sayesinde, balıklar başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Rusya ve Japonya gibi uzak pazarlara başarıyla ihraç ediliyor ve Yozgat’ın adını dünya balıkçılık haritasına yazdırıyor.
Bu sıra dışı ihracat operasyonunun kilit noktalarından biri, balıkların sevkiyat sürecinde gösterilen titizlik. Nakliyeci Ali Kurt, canlı balık taşımacılığının hassasiyetine dikkat çekerek, “Yavru halde devraldığımız balıkları, özel kafes ve sistemlerimizde besleyerek mayıs ayında hasatını gerçekleştiriyoruz. Ardından, birçok ülkeye bu eşsiz ürünün ihracatını yapıyoruz. Yaklaşık iki aydır yoğun bir şekilde sürdürdüğümüz bu çalışmalarımızda, balıkların canlı ve sağlıklı bir şekilde ulaşması için oksijen tüpleri eşliğinde, 4-5 saat gibi kısa bir sürede varış noktasına ulaştırmak zorundayız” ifadelerini kullandı. Bu hassasiyet, Yozgat alabalıklarının kalitesini global pazarlarda güvence altına alıyor.
2015 yılından bu yana Çekerek Barajı’nda üretimin başında olan Adnan Yılmaz, denizi olmayan bir şehirden balık ihracatı yapmanın verdiği gururu dile getirdi. Yılmaz, ağırlıklı olarak gökkuşağı alabalık yetiştirdiklerini belirterek, “Yetiştirdiğimiz balıklarımızı Karadeniz’e ‘somon adayı’ olarak gönderiyoruz. Karadeniz’de somon olarak büyüyen bu balıklarımız oradan Avrupa ülkelerine ulaşıyor. Mevcut sevkiyatta bulunan balıklarımız ise inşallah Rusya ve Japonya pazarlarına yönelecek” sözleriyle Yozgat’ın balıkçılık sektöründeki vizyonunu ortaya koydu.
Üretim süreçleri ve geleceğe yönelik hedefler hakkında da bilgi veren Yılmaz, “Buradaki balıkçılık serüvenimiz mart ayında yavru balıkların gelişiyle başlıyor. Mart ayında getirdiğimiz yavruları, 300 ila 600 gram ağırlığa ulaştığında canlı olarak sevk etmeye başlıyoruz. Yıllık 225 tonluk bir kotamız bulunuyor ve şu an itibarıyla 200 ton civarında sevkiyat gerçekleştirmiş durumdayız. Hedefimiz çok daha büyük. Eğer devletimiz tarafından gerekli imkanlar ve destekler sağlanırsa, üretim kapasitemizi artırarak hem istihdama hem de ülke ekonomisine çok daha fazla katkıda bulunmak istiyoruz” diyerek bölgenin balıkçılık potansiyeline vurgu yaptı.
Denizi olmayan Yozgat’ın bozkırlarında başlayan bu özgün balık yetiştiriciliği serüveni, bugün sadece bölgesel ekonomiye önemli katkılar sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin tarım ve ihracat gücünün ne denli yenilikçi ve kapsayıcı olabileceğini de gözler önüne seriyor. Bu sürdürülebilir ve global ölçekli girişim, gelecekteki başarılar için ilham verici bir model teşkil ediyor.
EKONOMİ
5 saat önceEKONOMİ
5 saat önceGÜNDEM
5 saat önceGÜNDEM
5 saat önceGÜNDEM
5 saat önceSPOR
5 saat önceEKONOMİ
6 saat önce
1
Mattia Ahmet Minguzzi Davasında Dikkat Çeken Gelişmeler
941 kez okundu
2
Yüzyılın Konut Projesi’nde başvurular bitiyor, kura aşamasına geçilecek
537 kez okundu
3
Altının gramı 2 bin 536 liradan işlem görüyor
512 kez okundu
4
Sigaraya bir zam daha geliyor! Fiyatlar en az 5 TL artacak
494 kez okundu
5
Son seçim anketinde çarpıcı sonuç! CHP ile AK Parti arasındaki fark ilk kez bu kadar açıldı
458 kez okundu