
26 Mayıs 2026 Salı

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin yumuşaması ve uzlaşı ihtimalinin kuvvetlenmesi, küresel enerji piyasalarında kartların yeniden dağıtılmasına yol açtı. İran kontrolündeki Hürmüz Boğazı’ndan tanker geçişlerinin yeniden serbest kalmasıyla birlikte brent petrolün varil fiyatı 100 dolar sınırının altına geriledi. Yaşanan bu küresel düşüş, iç piyasada akaryakıt fiyatlarında indirim beklentisini beraberinde getirdi.
Sektör kaynaklarından edinilen bilgiye göre, yarından itibaren geçerli olmak üzere benzinin litre fiyatında normal şartlarda 3 TL 27 kuruş seviyesinde bir indirim planlanıyor. Ancak yürürlükte olan eşel mobil sistemi uygulaması sebebiyle, bu düşüşün tüketiciye yansıyan kısmı pompalarda net olarak 82 kuruş olacak.
Planlanan indirim kararının ardından Türkiye genelinde büyükşehirlerdeki ve Anadolu’daki yeni benzin fiyatlarının şu şekilde netleşmesi öngörülüyor:
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerde ise nakliye maliyetlerinin de dahil edilmesiyle litre fiyatının ortalama 66,89 Türk Lirası seviyelerinde dengelenmesi bekleniyor.
Sektör temsilcileri ve ekonomi uzmanları, Washington-Tahran hattındaki jeopolitik gelişmelerin küresel petrol fiyatlandırması üzerinde belirleyici rol oynamaya devam edeceğini vurguluyor. Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik hareketliliğin normalleşmesi, küresel enerji tedarik zinciri üzerindeki baskıyı önemli ölçüde hafifletmiş durumda.
Eşel mobil sistemi, akaryakıt ürünlerindeki aşırı fiyat dalgalanmalarının (zam veya indirim) tüketiciye doğrudan yansımasını engellemek amacıyla uygulanan bir devlet vergi dengeleme mekanizmasıdır.
Sistem kapsamında devlet, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarında ayarlama yapar. Örneğin; benzindeki 3,27 TL’lik indirimin tamamı tüketiciye yansıtılmayarak aradaki fark ÖTV gelirlerine aktarılır ve böylece pompa fiyatındaki düşüş 82 kuruşla sınırlı kalır. Benzer şekilde, geçmiş dönemlerde yaşanan fahiş fiyat artışlarında da bu sistem kullanılmış ve zamların bir kısmı vergiden feragat edilerek halka yansıtılmamıştır.

Avrupa tekstil sektörünü sarsan kriz dalgasına bir yenisi daha eklendi. Almanya’nın köklü ve dünyaca ünlü gömlek üreticisi Eterna, içine düştüğü finansal darboğazı aşamayarak kepenk indirme kararı aldı. 1863 yılından beri moda dünyasına yön veren dev marka, haziran ayı sonu itibarıyla tüm üretim faaliyetlerini ve mağazalarını kalıcı olarak kapatacak.
Alınan tasfiye kararı doğrultusunda, markanın Almanya genelindeki tüm şubelerinde eldeki stokları eritmek amacıyla dev bir indirim kampanyası başlatıldı. Kalitesiyle bilinen Eterna gömlekleri ve diğer tekstil ürünleri, mağazalarda %50 indirimle satışa sunuluyor. Bu büyük tasfiye süreci, asırlık markanın piyasaya veda etmeden önceki son satışı olacak.
Passau merkezli köklü firmanın iflas ve tasfiye süreci, istihdamı da derinden etkiledi. Şirketin genel merkezinde görev yapan 400 personelin işine son verildiği açıklandı. Bununla birlikte, ülke genelinde aktif olarak hizmet veren 34 fiziki mağazanın tamamı haziran ayının sonuna kadar kepenk kapatmış olacak.
Sektör analistlerine göre, asırlık markanın operasyonel olarak sürdürülemez noktaya gelmesinde birden fazla küresel etken rol oynadı. Şirketin iflasına zemin hazırlayan temel faktörler şunlar oldu:
Benzer ekonomik gerekçelerle, kısa süre önce bir diğer ünlü Alman tekstil markası olan Domino da faaliyetlerini durdurduğunu ilan etmişti.
Son iki yıldır Avrupa genelinde hazır giyim ve tekstil alanında faaliyet gösteren firmaların iflas ve konkordato başvurularında ciddi bir artış gözleniyor. Ekonomi uzmanları, piyasalardaki maliyet artışları ve yüksek enflasyon baskısı hafiflemediği sürece, önümüzdeki dönemde daha pek çok dev perakende markasının pazardan çekilmek zorunda kalabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Dünya genelinde popülerliğiyle bilinen Danimarka merkezli perakende devi Flying Tiger Copenhagen, dev bir satın alma anlaşmasının eşiğinde. Türkiye pazarında da geniş bir mağaza ağına sahip olan ünlü markanın, İngiltere merkezli köklü yatırım grubu Modella Capital bünyesine katılması bekleniyor. Sektör kaynaklarından sızan bilgilere göre, satış görüşmelerinde nihai imzalar atılmak üzere.
İngiliz medyasında geniş yankı uyandıran haberlere göre, Flying Tiger’ın finansal kontrolünü elinde bulunduran Danske Bank ve Nordea, devir işlemleri için yürüttükleri müzakerelerde sona yaklaştı. Masadaki en güçlü ve kararlı alıcı adayının Modella Capital olduğu ve tarafların anlaşma şartlarında büyük oranda mutabık kaldığı belirtiliyor.
Özgün tasarımlı kırtasiye malzemeleri, ev dekorasyon ürünleri ve sıra dışı hediyelik eşyalarıyla tüketiciye hitap eden Flying Tiger Copenhagen, küresel ölçekte yaklaşık 900 şubeyle hizmet veriyor. İngiltere genelinde 80 aktif mağazası bulunan şirketin; Türkiye, Filipinler, İsrail ve Vietnam gibi ülkelerde de güçlü franchise ve perakende operasyonları mevcut. Özellikle Türkiye’de son dönemde açtığı mağazalarla marka, Türk tüketicisinin de favorileri arasına girmeyi başardı.

Birleşik Krallık başta olmak üzere Avrupa genelinde hissedilen ekonomik dalgalanmalar ve maliyet artışları, perakende sektöründe taşları yerinden oynatıyor. Birçok dev marka pazar payını korumak adına yeniden yapılanma yoluna giderken, satın alma süreçleri de hız kazandı. Bu alanda agresif büyüme stratejisiyle dikkat çeken Modella Capital, daha önce Claire’s Accessories ve WHSmith‘in cadde mağazalarını satın alarak adından söz ettirmişti. Şirket, WHSmith şubelerini “TG Jones” markası altında yeniden yapılandırarak perakende dünyasında büyük bir başarıya imza atmıştı.
Flying Tiger Copenhagen, operasyonel gücünü korumak adına 2025 yılında kapsamlı bir mali restorasyon sürecinden geçmişti. Bu kapsamda markaya yaklaşık 160 milyon sterlin tutarında ciddi bir sıcak para ve sermaye desteği aktarılmıştı. Şirketin finans danışmanları, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yılın ilk aylarından bu yana markayı daha da ileriye taşıyacak güçlü bir stratejik ortak arayışını titizlikle sürdürüyordu.

İzmir’in Torbalı ilçesinde faaliyet gösteren Çilingir Hocası, 7 gün 24 saat kesintisiz acil çilingir hizmetiyle bölge sakinlerinin güvenilir adresi haline geldi. Kapı açmadan kilit değiştirmeye kadar pek çok hizmeti tek telefonda sunan firma, kısa sürede bölgenin en tanınan çilingir markası oldu.
İzmir’e bağlı Torbalı ilçesinde yaşayanlar artık kapı kilidi sorunlarında panik yapmak zorunda değil.
Torbalı Çilingir,
gece gündüz demeden tüm mahalle ve köylere ulaşarak acil çilingir hizmeti sunuyor.
Anahtarını unutan ev sahipleri, arabası içinde anahtarı kalan sürücüler ya da kilit sorunu yaşayan iş yeri sahipleri; tek bir telefonla profesyonel destek alabiliyor. Firma, ortalama 15-20 dakika içinde bölgeye ulaşarak sorunu anında çözüme kavuşturuyor.
“Torbalı’da yıllardır çilingirlik yapıyoruz. Amacımız vatandaşımızın kapısı önünde beklemeden, hızlı ve güvenilir şekilde sorunu çözmek. Gece yarısı da olsa sabahın erken saatlerinde de bizi arayabilirsiniz.”
— Çilingir Hocası Yetkilisi
Firma, yalnızca kapı açma hizmetiyle sınırlı kalmıyor. Kilit değiştirme, çelik kapı kilidi montajı, oto çilingir ve kasa açma gibi geniş bir hizmet yelpazesiyle öne çıkıyor.
Çilingir Hocası‘nın
resmi web sitesi üzerinden detaylı hizmet bilgilerine ve iletişim bilgilerine ulaşmak mümkün.
Torbalı merkez başta olmak üzere tüm belde ve köylere kesintisiz hizmet veren firma, uygun fiyat politikası ve şeffaf çalışma anlayışıyla da dikkat çekiyor. Herhangi bir gizli ücret uygulanmıyor; hizmet öncesinde net fiyat bilgisi veriliyor.
📋 Firma Bilgileri
| Hizmet Bölgesi | Torbalı ve tüm mahalle / köyler |
| Hizmet Saatleri | 7/24 — Hafta sonu ve tatil dahil |
| Telefon | 0501 644 18 80 |
| Web Sitesi | torbali.cilingirhocasi.com.tr |
Bu içerik tanıtım amaçlıdır.

Samsun’un Kavak ilçesinde tarımsal üretimin yükselen değeri olan ve üreticiler tarafından “topraktan çıkan altın” olarak adlandırılan salep bitkisinde hasat sezonu heyecanı başladı. Yüksek kar marjıyla dikkat çeken kuru salebin kilogram fiyatı kalitesine göre 5 bin TL ile 12 bin TL arasında değişirken, ürün hem iç piyasada hem de dondurma sektöründe yoğun talep görüyor.
Kavak ilçesine bağlı Çakallı Mahallesi Çakıyeri mevkiinde faaliyet gösteren Salep Uygulama Merkezi, bu yılki hasat etkinliğine ev sahipliği yaptı. Dar tarım alanlarında bile yüksek gelir kapısı aralayan salep yetiştiriciliğinde, tohumluk yumruların kilo fiyatının 2 bin 500 TL ile 4 bin TL arasında alıcı bulduğu belirtildi.
Bölgenin öncü salep üreticilerinden Murat Kayacı, salep üretim hacmini her geçen yıl daha da büyüttüklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “9 yıldır bu topraklarda salep yetiştiriyoruz. Bugün alt üreticilerimizle birlikte ekim alanımızı 17 dönüme ulaştırmayı başardık. Hasat ettiğimiz salep yumrularını kaynatıp kurutma işlemlerinden geçirdikten sonra toz haline getirerek satışa sunuyoruz. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yoğun talebi karşılamak için aralıksız çalışıyoruz.”

Salep üretiminde pazar payının ve ekonomik değerin hızla arttığına dikkat çeken üretici Ramazan Aktaş ise, “Geçtiğimiz yıl kuru salebin kilogramı kalitesine göre 2 bin ile 8 bin TL arasında alıcı bulurken, bu sezon dondurma üreticilerinden aldığımız geri dönüşler doğrultusunda kuru salep fiyatlarının 12 bin TL seviyesine kadar yükselmesini bekliyoruz. Salep, yakından takip ve özen isteyen bir bitkidir. Özellikle yabancı ot temizliği zamanında yapılmalıdır. Doğru bakım ve emek verildiğinde getirisi son derece yüksek, kazançlı bir yatırım aracıdır” dedi.

Samsun genelindeki salep üretim verilerini paylaşan İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, kentin üretim kapasitesine dair önemli detaylar aktardı: “Samsun’da toplam 106 dekar alanda salep üretimi gerçekleştirilmektedir. Bu alanın 88 dekarı çoğaltım (tohumluk) amaçlı olup, buralardan yıllık 44 ton üretim elde edilmektedir. Gıda sanayisine yönelik üretim ise 18 dekar alanda yapılmakta ve yaklaşık 11 ton ürün alınmaktadır. 2025 yılı verilerine göre ilimizdeki toplam salep üretimi 55 tona ulaşmıştır. Salep, özellikle küçük arazilerde yüksek katma değer ve gelir elde etmek isteyen çiftçilerimiz için alternatifsiz bir fırsattır.”

Kavak Kaymakamı Taha Genç, bölgedeki salep üretimini daha geniş kitlelere yaymak ve üreticiyi desteklemek amacıyla yeni bir projeyi hayata geçirdiklerini açıkladı. DOKAP’a sunulan proje hakkında bilgi veren Genç, “İlk etapta yaklaşık 6 milyon TL bütçeli bir hibe ve fide desteği sağlayarak bu fideleri üreticilerimizle buluşturmayı planlıyoruz. Normal şartlarda salep yetiştiriciliğinde verimlilik için en az 10 dönümlük alanlar önerilse de geliştireceğimiz kooperatif modeli sayesinde bu sınırı ortadan kaldıracağız. Kooperatif çatısı altında bir araya gelen üreticilerimiz, metrekare bazındaki çok daha küçük alanlarda bile üretim yaparak yüksek katma değerli satış imkanına kavuşacaklar” şeklinde konuştu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı