Küresel altın piyasalarında eşi benzeri görülmemiş bir hareketlilik yaşanıyor. Yılın başından bu yana ons altın fiyatları yüzde 71’lik rekor bir artışla yatırımcıların dikkatini çekerken, piyasaların gözü ABD Merkez Bankası (Fed) kararlarında. 2026 yılına kadar iki olası faiz indirimi beklentisi, getirisi olmayan değerli metallere olan talebi körüklüyor ve altın piyasasını hareketli tutuyor. Düşük faiz ortamı, altını cazip bir yatırım aracı haline getiriyor.
Altının değerindeki bu dikkat çekici artışın arkasında birden fazla faktör bulunuyor. Başta jeopolitik gerilimler olmak üzere, küresel çaptaki belirsizlikler ana tetikleyici rolünü üstleniyor. Son dönemde ABD’nin Venezuela’ya yönelik petrol ablukasını genişletmesi ve Ukrayna’nın Akdeniz’de Rusya’ya ait bir petrol tankerini hedef alması gibi olaylar, piyasalardaki risk algısını önemli ölçüde yükseltti. Ayrıca, dünya genelindeki merkez bankalarının güçlü altın alımları ve altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) artan girişler de sarı metalin yükselişini destekleyen kritik unsurlar arasında yer alıyor.
Deneyimli Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, CNNTÜRK’teki değerlendirmesinde, altının tam 46 yıl sonra tarihi bir zirveye ulaştığını belirtti. Memiş, “1979 yılından bu yana böylesine kapsamlı bir yükselişe tanık olmadık. Bu, 46 yıllık rekor bir seviye. Altın, belirsiz dönemlerin vazgeçilmezidir; savaşlar, ekonomik krizler ve yüksek enflasyon gibi zorlu süreçlerde her zaman güvenilir bir sığınak görevi görmüştür” sözleriyle altının ‘güvenli liman’ özelliğine vurgu yaptı.
İslam Memiş, altındaki bu hızlı yükselişin olası anlamları hakkında önemli bir uyarıda bulundu. Memiş’e göre, “Altının bu denli değer kazanması, küresel çapta savaş tehdidi, derinleşen enflasyon veya genel bir dengesizliğin habercisi olabilir. Bugün yatırımcıları bir nebze koruyabilse de, bu tablo sevinilecek bir durum değil. Aksine, dünya genelinde artan belirsizliğin ve risklerin bir göstergesi” ifadelerini kullandı. Bu durum, yalnızca bir yatırım fırsatı olmaktan öte, küresel istikrarsızlığa işaret ediyor.
Memiş, savaş ihtimali gibi senaryolarda altının maddi değerinin ötesinde bir anlam kazandığını belirtti. Belirsizliğin hakim olduğu bu ortamda, dünya genelindeki merkez bankalarının da stratejik kararlar almakta zorlandığını dile getirdi. “Özellikle 2025 yılında birçok merkez bankasının yoğun bir şekilde altın stoklaması, bazı otoriteler tarafından adeta bir savaş hazırlığı olarak yorumlanabilir” değerlendirmesiyle, bu alımların sadece ekonomik değil, jeopolitik nedenlere de dayandığını vurguladı. Bu stratejik hareket, küresel güvenlik endişelerinin arttığına dair önemli bir sinyal olarak kabul ediliyor.
EKONOMİ
14 gün önceEKONOMİ
14 gün önceEKONOMİ
14 gün önceEKONOMİ
17 gün önceEKONOMİ
17 gün önceEKONOMİ
17 gün önceEKONOMİ
21 gün önce
1
Bakan Yumaklı, yaklaşık 1,4 milyar lira tarımsal destekleme ödemesinin bugün yapılacağını bildirdi
3237 kez okundu
2
Mattia Ahmet Minguzzi Davasında Dikkat Çeken Gelişmeler
992 kez okundu
3
Akaryakıta sürpriz indirim! Haftalar sonra psikolojik sınırın altına indi
886 kez okundu
4
Baba ve oğlunun yüzünü güldüren mantar avı
610 kez okundu
5
Altının gramı 2 bin 536 liradan işlem görüyor
602 kez okundu
Güvenliğiniz bizler için önemli. Bu yüzden gizlilik politikası sayfamızı inceleyiniz.