

Fenerbahçe’de gösterdiği üstün performansla dikkatleri üzerine çeken Marco Asensio, yaklaşan derbi öncesinde İspanyol basınına özel açıklamalarda bulundu. İstanbul’daki yaşamından Fenerbahçe’deki hedeflerine, Dünya Kupası hayallerinden geçmiş deneyimlerine kadar birçok konuya değinen Asensio, samimi itiraflarıyla gündeme oturdu.
İstanbul’daki yaşamına değinen Asensio, şehre yavaş yavaş alıştığını ve bir evlerinin olmasının kendisi için önemli olduğunu vurguladı. İstanbul’daki en etkileyici şeyin futbol tutkusu olduğunu belirten yıldız oyuncu, “İnsanlar futbolu sonuna kadar yaşıyor ve bu hem evimizde hem de deplasmanda hissediliyor,” dedi.
Şehirde gezintiye çıkmakta zorlandığını ancak insanların saygılı ve nazik olduğunu belirten Asensio, trafikle başa çıkmanın en zor kısım olduğunu ancak bu zamanı telefon görüşmeleri yaparak değerlendirdiğini söyledi. Asensio’nun tipik bir günü erken kalkmak, antrenmana yürüyerek gitmek, antrenman yapmak ve öğleden sonra evde çalışmakla geçiyor.
Fenerbahçe’ye transfer kararının kariyeri için önemli bir meydan okuma olduğunu ifade eden Asensio, kulübün yıllardır şampiyonluk kazanamamış olması ve tekrar kazanma isteği, kulüp ve taraftarların gösterdiği sevginin kararında etkili olduğunu belirtti. Kazanma mentalitesini buraya taşımak ve büyük başarılara imza atmak istediğini vurguladı. Bu transferin kariyerindeki en zor kararlardan biri olduğunu ancak doğru kararı verdiğine inandığını söyledi.
Fenerbahçe’nin kazanma baskısı açısından Real Madrid’e benzediğini söyleyen Asensio, burada aradığı şeyin tutarlılık olduğunu ve bunun kendisini en iyi hale getireceğini belirtti. Her hafta sonu İspanya’da gol attığı haberlerinin duyulmasıyla ilgili olarak, İspanya Milli Takım Teknik Direktörü Luis de la Fuente’nin kendisini takip ettiğini umduğunu söyledi.
Milli takımda yer almanın kendisi için açık bir hedef olduğunu belirten Asensio, Avrupa kupalarında oynayan bir takıma gitmesinin bu hedef doğrultusunda önemli olduğunu vurguladı. Üçüncü Dünya Kupası’nda oynamanın kendisi için inanılmaz olacağını ve bunun bu yıl için açık bir hedef olduğunu söyledi.
29 yaşında olduğunu ve kendisini harika hissettiğini ifade eden Asensio, artık çok fazla deneyimi olduğunu ve maçları daha iyi yöneterek daha belirleyici olabildiğini söyledi. De la Fuente’den çağrı almak için elinden gelenin en iyisini yapmaya, goller, asistler ve sıkı çalışmayla katkı sağlamaya çalışacağını belirtti.
Real Madrid’de geçirdiği günlerle ilgili olarak, üzerine yüklenen beklentileri kontrol edemediğini ve bununla yaşamak zorunda kaldığını söyledi. Sakatlığın ilerlemesini yavaşlattığını ancak bunu bir motivasyon olarak gördüğünü ve yeniden ayağa kalkmak için bir fırsat olarak değerlendirdiğini belirtti. Real Madrid’de gol ve asist açısından en iyi yıllarının sakatlıktan sonra başladığını ve o zaman başardıklarını şimdi de başarabileceğini ifade etti.
Sakatlığın hayatında tam bir durma noktası olduğunu ve kendisine daha iyi bakmayı, vücudunu anlamayı öğrendiğini söyleyen Asensio, daha eleştirel olmaya başladığını ve bazı insanlardan uzak durmayı öğrendiğini belirtti. Profesyonellere güvenmenin önemini ve nasıl başa çıkacağını bilmediği durumları paylaşmanın yanlış olmadığını vurguladı.
Basınla ilişkileri hakkında konuşan Asensio, ilk başta her şeyin inanılmaz olduğunu ancak işler yolunda gitmediğinde eleştirilere maruz kaldığını söyledi. Gerçekte kim olduğunu, kişiliğini ve yaşadıklarını paylaşsaydı hakkındaki algının değişebileceğini belirtti. Şu anda bu röportajı vermesinin nedeninin biraz nasıl biri olduğunu ve kim olduğunu göstermek istemesi olduğunu söyledi.
Real Madrid’den ayrılma kararından pişman olmadığını söyleyen Asensio, son yılında eksik olan Copa del Rey’i kazandığını ve bir yerden ne zaman ayrılacağını bilmek gerektiğini belirtti. Bunun sportif veya finansal bir karar olmadığını, kişisel bir karar olduğunu ve hayatında, kariyerinde bir değişikliğe ihtiyacı olduğu için yeni hedefler belirlemek istediğini söyledi.
PSG’deki macerasının istediği gibi gitmediğini söyleyen Asensio, Luis Enrique ile arasında herhangi bir sorun olmadığını, ancak kendisini Katar’daki Dünya Kupası’na götürmesine rağmen bir anda gözden düştüğünü belirtti. Emery ile birlikte Aston Villa’ya gitmesinin kendisi için iyi bir deneyim olduğunu ve onunla çok iyi anlaştığını söyledi.
Fenerbahçe’ye gelir gelmez kendisine “Matador” lakabının verildiğini söyleyen Asensio, bu lakabın oyun tarzına, vuruş yeteneğine ve gol atma şekline uyduğunu ve bu ismi sevdiğini belirtti.
Türkiye’deki atmosferin inanılmaz olduğunu söyleyen Asensio, taraftarların sahada kendilerine çok yardımcı olduğunu ve onlarla çok bağlı olduklarını belirtti. Maç öncesi ısınmada onlarla etkileşim halinde olmanın önemli bir deneyim olduğunu söyledi.
Asensio’nun ideal sezonunun Fenerbahçe ile şampiyonluk kazanmak ve milli takıma geri dönmek olduğunu söyledi. Jenerasyonuyla birlikte olabilmenin harika olacağını ve Dünya Kupası’nda yer almanın en büyük hedefi olduğunu vurguladı.
Son olarak, futbolla ilgili bazı kısa sorulara cevap veren Asensio, solaklığını “Net, kesin” olarak tanımlarken, üzerinde iz bırakan teknik direktörlerin Karpin ve Zinedine Zidane olduğunu söyledi. Oynamayı hayal ettiği stadyumun ise ABD’deki Dünya Kupası finalinin oynanacağı stadyum olduğunu belirtti.
EKONOMİ
6 saat önceEKONOMİ
16 saat önceGÜNDEM
17 saat önceEKONOMİ
17 saat önceEKONOMİ
19 saat önceSPOR
20 saat önceSPOR
20 saat önce