DOLAR 43,9493 0.12%
EURO 51,9846 0.09%
ALTIN 7.434,921,41
BITCOIN 29308691.84094%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

KALAN SÜRE

X
Geçmeyen öksürük 35 binde bir görülen hastalık çıktı, 4 ameliyat geçirdi
21 okunma

Geçmeyen öksürük 35 binde bir görülen hastalık çıktı, 4 ameliyat geçirdi

ABONE OL
Şubat 22, 2026 09:00
Geçmeyen öksürük 35 binde bir görülen hastalık çıktı, 4 ameliyat geçirdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nadir görülen kalıtsal bir sağlık sorunu olan Multiple Endokrin Neoplazi Tip 2 (MEN2) sendromu, vücudun hormon üreten bezlerinde, özellikle tiroit ve paratiroit bezlerinde tümör oluşma riskini önemli ölçüde artıran bir rahatsızlıktır. Yüksek tansiyon, istemsiz kilo kaybı, kronik yorgunluk ve kemik kırılganlığı gibi çeşitli belirtilerle ortaya çıkabilen bu sendrom, çoğu zaman genç yaşlarda kendini gösterir. Iğdır’da yaşayan 30 yaşındaki Mahir Alagöz’ün hikayesi, geçmeyen bir öksürüğün aslında ne kadar ciddi bir hastalığın habercisi olabileceğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

Geçmeyen Öksürüğün Peşinden Gelen Nadir Teşhis: MEN2 Sendromu

Mahir Alagöz, yıllardır süren ve dinmeyen öksürük şikayetiyle doktor kapılarını aşındırdı. Zaman zaman yaşadığı tansiyon problemleri de bu sürecin bir parçasıydı. Yapılan detaylı tetkikler, Mahir’in hikayesini değiştirdi: Kanında yüksek kalsiyum değeri tespit edildi, paratiroit bezinde bir nodül, böbreküstü bezinde kalınlaşma ve en şaşırtıcısı, sağ akciğerinde yaygın büyük hava kistleriyle birlikte alt lobunu uzun süredir tıkalı tutan bir tümör belirlendi. Bu bulgular, Mahir Alagöz’e “Multiple Endokrin Neoplazi Tip 2 (MEN2) Sendromu” teşhisi konulmasına yol açtı. Bu durum, dünya genelinde 35 binde bir görülen, genetik geçişli oldukça nadir bir sendromdu.

Dört Ameliyatla Yeniden Yaşama Tutunmak: Multidisipliner Tedavinin Gücü

Mahir’in zorlu tedavi süreci, İstanbul Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi’nde, birden fazla uzmanlık alanını kapsayan (multidisipliner) bir yaklaşımla planlandı. Bu karmaşık süreç, dört kritik ameliyatı içeriyordu:

  1. Endokrin ve Genel Cerrahi Müdahalesi: İlk olarak, genel cerrahi ekibi tarafından Mahir’in paratiroit bezindeki nodül ve böbreküstü bezindeki kalınlaşma eş zamanlı olarak başarılı bir şekilde çıkarıldı.
  2. Göğüs Cerrahisi Operasyonu: Ardından, göğüs cerrahisi uzmanları, sağ akciğerindeki hem tehlikeli hava kistlerini temizledi hem de tespit edilen tümörü başarıyla aldı. Bu operasyon, Mahir’in nefes alıp verme yeteneğini geri kazandırdı.
  3. Böbrek Taşı Ameliyatı: MEN2’nin metabolik etkileri nedeniyle ortaya çıkan böbrek taşı problemi de ayrı bir operasyonla çözüldü.

Tüm bu ameliyatlar başarıyla gerçekleştirilirken, Mahir Alagöz’ün kontrol süreçleri titizlikle devam ediyor. Bu zorlu mücadelede kendisine eşlik eden Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cansel Atinkaya Baytemir ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ali Özemir, hem hastalarının durumu hem de MEN2 sendromuna dair önemli açıklamalarda bulundular.

Mahir Alagöz’ün Dramatik Anıları: “Aşırı Derecede Öksürüyor, Nefes Alamıyordum”

“Yaklaşık 2-3 senedir öksürük rahatsızlığım vardı, hiç durmuyordu, akşamları tekrarlıyordu,” diyerek yaşadığı kabus dolu günleri anlatan 30 yaşındaki Mahir, “Toplamda tiroit, böbreküstü bezi ve akciğerimden dört ameliyat geçirdim. Şu an çok şükür iyiyim, herhangi bir problemim yok. Özellikle soğuk hava benim için bir kabustu; aşırı derecede öksürüyor, nefes alamıyor, konuşamıyordum. İşimiz dışarıda olduğu için öksürükten kaçmak adına sıcak yerlere, Bodrum, Muğla gibi bölgelere gitmeye çalışırdım. Bu zorlu süreçte emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza minnettarım,” ifadeleriyle hislerini dile getirdi.

Uzman Gözüyle MEN2 Sendromu: Nadirlik ve Belirtiler

Prof. Dr. Cansel Atinkaya Baytemir, Mahir’in ilk şikayetinin geçmeyen, tekrarlayan öksürük atakları olduğunu belirterek, “Öksürük atakları, hava yolu içerisindeki tümöre bağlı olarak gelişiyordu. Sonrasında sendroma bağlı hipertansiyon ortaya çıktı. Bir şikayet iki haftadan uzun sürüyorsa ve tedaviye yanıt vermiyorsa mutlaka daha ileri tetkikler yapılmalı,” uyarısında bulundu.

Prof. Dr. Atinkaya Baytemir, MEN2 Sendromu’nun dünya genelinde 35 binde bir görülen çok nadir bir hastalık olduğuna dikkat çekerek şunları ekledi: “Hastamızın akciğerinde sadece alt parçadaki tümör değil, üst parçada da çok büyük dev hava kistleri mevcuttu. Ameliyatla sadece tümörlü alanı çıkardık ve akciğerin çok güzel bir cevap vermesiyle hastamız önemli bir akciğer kaybına uğramadı. 15 ila 30 yaş arasında semptomlar görülmeye başlar. Tansiyon şikayeti, kan tükürme gibi belirtiler önemsenmezse tanı atlanabilir. Bu tür nadir ve kompleks hastalıklarda multidisipliner yaklaşım hayat kurtarıcıdır. Hastamızın tümörleri iyi huylu çıktı ve ömür boyu takip edilecek.”

“Endokrin Sistemi Kapsayan Çoklu Organ Tutulumu”: Prof. Dr. Özemir’den Detaylar

Prof. Dr. İbrahim Ali Özemir ise Mahir’in tedavi sürecine ilişkin, “Akciğerinde kitle saptanmasıyla bize başvuran hastamızda, ameliyat öncesi hipertansiyon ve yüksek kalsiyum tespit edildi. Bu durumlar araştırıldığında paratiroit bezinde büyüme ve sağ böbreküstü bezinde bir kitle belirlendi. Bu kadar kompleks, nadir görülen ve bir arada bulunan hastalıklar, endokrin sistemin neredeyse tüm organlarını etkileyebilen tümörlere yol açabiliyor,” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Özemir, MEN2 sendromunun ilerledikçe tüm metabolizmayı bozabileceğini, yüksek tansiyon, kalpte ritim bozuklukları, ani kalp durması, kemiklerde aşırı erime, kendiliğinden kırıklar ve böbrek taşı oluşumu gibi ciddi problemlere neden olabileceğini vurguladı. “Genç yaşta ortaya çıkan veya tedaviye dirençli hipertansiyon vakalarında mutlaka böbreküstü bezlerinin değerlendirilmesi ve detaylı araştırma yapılması hayati önem taşır. Şikayetlerimize kulak vermemiz, erken tanı ve tedavi için kritik bir adımdır,” diyerek sözlerini tamamladı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Güvenliğiniz bizler için önemli. Bu yüzden gizlilik politikası sayfamızı inceleyiniz.